Allah Kuran ayetleriyle, tarihin başlangıcından bu yana, hep iki karşıt gücün bir mücadelesi olduğunu haber vermiştir: ‘Deccaliyet’ ve ‘Mehdiyet’…

Bir tarafta dönemin ‘hidayet önderi’ yani ‘Mehdi’ si olan kişi, diğer tarafta ise o devirde ‘küfrün önderliğini yapan, zulmü organize eden Deccali’ vardır.

İçinde yaşadığımız bu dönemde Deccaliyet, ‘tüm dünya derin devletlerinin liderliğini yapan Dünya Derin Devleti’ tarafından organize edilen bir güçtür. Tarihte ise bu güç, hep farklı Deccallerin kontrolünde olmuştur. Deccaliyet, Hz. İbrahim (as) devrinde Nemrut, Hz. İsa (as) döneminde Roma Yönetimi, Hz. Musa (as) döneminde ise Firavun tarafından organize ediliyordu. Dolayısıyla her devirde bu derin devletler varlığını sürdürmüştür.

İşte bu derin devletler, tüm fikir sistemini, hareket tarzını, stratejisini, eylem kararlarını ve ilhamını şeytandan alır. Bunun sonucunda da ‘kendi asrının Deccaliyeti’ olarak ortaya çıkar ve ‘kendi asrının Mehdiyetiyle’ mücadele eder. Örneğin Nemrut devrinin Mehdi’si, Hz. İbrahim (as), Roma devrinin Mehdi’si ise, İsa Mesih (as)’dı. Nemrut’un Derin Devleti de, Roma Derin Devleti de, Mehdiyet’e karşı galip gelebilmek için şeytandan aldıkları ilham ile hareket ediyorlardı. Firavun devrinin Mehdi’si ise, Hz. Musa (as)’dı; Firavun tüm gücüyle ve imkanlarıyla ona karşı mücadele ediyordu. Ahir Zamanda da Deccaliyetin kontrolündeki Dünya Derin Devleti’nin karşısında olan Rahmani güç ise Peygamberimiz (sav)’in soyundan gelen ve ‘Hatem-ül Veli’, yani ‘en son ve en büyük veli’ olan Hz. Mehdi (as)’dır.

Ahir Zamanı yaşadığımız şu dönemde halihazırda dünyada ‘dört ayrı kuvvet topluluğu’ vardır:

1- Hz. Mehdi (as) ve Kuran’da mehdi talebeleri olduğuna işaret edilen Kehf Ehli,

2- Ahir zamanda ikinci kez yeryüzüne geleceği bildirilen Hz. İsa (as) ve Kehf kıssasında İsa Mesih (as)’ın talebeleri olduğuna işaret edilenAshab-ı Rakim,

3- Hz. Hızır (as)

4- Deccaliyet.

Bu 4 kuvvetten Hz. Hızır (as), gizli ve açık yaptığı faaliyetlerle Mehdiyet’e destek verir ve güçlendirir. Hem Hz. İsa (as)’a hem de Hz. Mehdi (as)’a yardım eder ve onların işlerini kolaylaştırır. Ancak Hızır (as) bazen de, zahiren Deccaliyete yardım eder gibi görünür. Oysa bu yönlendirmelerin hepsi, aslında İslam’a fayda vermek ve Deccaliyeti, Mehdiyet karşısında mağlup olmaya itmek için yapılan eylemlerdir.

Tüm Rahmani ve şeytani güç odaklarını yaratan ise Allah’tır. Kainatta Allah’tan başka bir kuvvet ve güç yoktur. Dünyadaki tüm olaylara, tüm insanlara hükmeden Allah’tır. Allah dünyada insanların imtihan olmaları için ‘iyileri’ ve ‘kötüleri’ yaratmıştır. Bu gerçeği bilmeyen kimi insanlar bu güç odaklarının, Allah’tan bağımsız ve müstakil hareket ettiklerini sanabilirler. Oysaki bu yalnızca bir aldatmacadır. İstisnasız her biri Allah’ın kontrolünde olan ve Allah dilemedikçe hiçbir şeye güç yetiremeyecek varlıklardır.

Ve Allah Kuran’da, “Ben galip geleceğim ve elçilerim de” (Mücadele Suresi, 21) demiştir. Allah’ın sözünü değiştirebilecek başka hiçbir güç yoktur. İşte Allah, bu galibiyet ve hakimiyete elçilerini vesile edeceğini bildirmiştir. İçerisinde bulunduğumuz Ahir Zamanda, Allah’ın, “Hadi” ismini tecelli ettirerek‘insanları hidayete yöneltmekle görevlendirdiği’, ‘Hatem-ül Veli’ (yani, Ahir Zamanda gelecek olan en son ve en büyük evliya) kıldığı kişi de ‘Hz. Mehdi (as)’ dır. Hz. Mehdi (as), Allah’ın hidayet elçisi olarak, Deccaliyetin, derin devletlerin ve münafıkların tüm inkarcı düşünce ve sistemlerine karşı fikren galip gelecek; dünyaya İslam’ı, Kuran ahlakını, sevgi ve barışı hakim edecektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here