Sayın Adnan Oktar’ın Münafıklarla İlgili Anlatımları (1-2-3-4-5-6-7-8 Kasım 2017)

Adnan Oktar Diyor Ki… 8 Kasım 2017

Peygamberimiz’in İslam’a kalbi ısınacaklara hediyeler vermesi münafıkların çok ağrına gidiyor. Kendileri menfaat sağlayamadıkları için aptal mantıklarıyla Peygamberimizi haşa itham etmeye ve eleştirmeye yelteniyorlar.

Peygamberimiz dönemindeki münafıklarla ahir zaman münafıkları birebir aynıdır. Peygamber dönemi münafıkları akılsızca Peygamberimizi eleştiriyorlardı. Kendilerini Peygamberden daha çok Müslümanları düşünen, merhamet eden gibi göstermeye çalışıyorlardı. Oysa çok karaktersiz ve bencillerdi. Ve mutlaka din ile ortaya çıkıyorlardı ki ahlaksızlıkları deşifre olmasın. Dinden nefret ettikleri halde dindar gibi görünerek, bencil oldukları halde hayır işleri yapıyormuş gibi görünerek insanları etkilemeye çalışıyorlardı. Bu ahmak oyunları hiçbir işe yaramadı. Çölde it gibi tek başlarına sürünerek hayatları bitti.

Peygamberimiz döneminin en tipsiz en çakal kılıklı münafıklarından biri olan Ebu Süfyan çirkin üslubuyla sık sık Peygamberimiz’e mektup yazardı. Bu mektuplarda pis ve alçak karakterini dışa vururdu. Peygamberimiz ona yazdığı cevapta “ey ahmak ve beyinsiz” demiştir. Münafıklar her devirde olabilecek en ahmak, en beyinsiz varlıklardır.

Şeytanda homoseksüel karaktersizliği ve klasik ahmak karakteri vardır. Münafık karakterinin en tepe noktasıdır. Haklı çıkmak için her yola başvuran, bunun için dini de kendince kullanan çok çirkef ve akılsız bir mahluktur.

Şeytan karakterli insanlar genellikle çocukluklarından itibaren karaktersiz olur. Münafıkların da geçmişine baktığımızda hep hırsızlık, gaspçılık, ahlaksızlık, adilik görüyoruz. Yüzlerindeki çirkeflik, iticilik, çakallık hep aynı oluyor. Müslümanların arasına geldiklerinde “tevbe ettim” dedikleri için Müslümanlar hüsnü zanla bakıyorlar ama o ahlaksızlar bir süre sonra yine mayalarına dönüyorlar.

Münafıklar boş insanlardır. Sabahtan akşama kadar salyalı it gibi boş boş gezerler. Peygamberimiz tüm malı ve mülkü Allah yolunda harcıyordu. Münafıklar ise kendi keyifleri için harcama yapılmasını istiyordu.

Adnan Oktar Diyor Ki… 7 Kasım 2017

Peygamberimiz döneminde münafıklar bir gün Peygamberimiz’e bir şey olur da ganimetler kendilerini kalır umuduyla tüm gazvelere katıldılar, nöbet tuttular, Peygamberimiz’in ve Müslümanların muazzam zenginleşmesine vesile oldular. Sonra Allah’ın Peygamberimiz’i koruduğunu gördüklerinde ve ganimetlere ulaşmaktan ümitleri kesildiğinde, ne kadar keriz ve enayi konumuna düştüklerini görüp aşırı kinlendiler. Bu kinleriyle çölde it gibi sürünerek hayatları boyunca aşağılandılar ve tek başlarına öldüler.

Münafık kendince samimiyet iddiasıyla ortaya çıkar ama kendi işine bakar. Aşağılanmaktan korktuğu için Müslüman görünümünü devam ettirirler. Dinden nefret ettikleri halde haşa Peygamberimiz’e merhamet ve adalet öğretmeye yelteniyorlardı. Münafıklar dünyanın en ahlaksız en kahpe insanları olmalarına rağmen insanlara ahlak dersi verirler.

Münafıklar sözde iyi niyet adına ortaya çıkarlar. Kendi ahmak kafasıyla kendilerinin ne kadar mantıklı Peygamberimizin haşa mantıksız olduğu, kendilerinin ince düşündüğü ama Resulullah’ın haşa ince düşünemediğini iddia ederler. Oysa kahpenin kahpesi, alçağın alçağıdır münafıklar. Hem keriz hem de enayidirler.

Münafıklar mescit açacağız, fakirlere yardım edeceğiz, Kuran öğreteceğiz diye görünürde Müslümanca sloganlar kullanırlar. Bu alçaklıklarının sebebi de Müslümanları kendilerince etki altına almak, zayıf olanları kendi taraflarına çekmeye çalışmaktır. Gerçekte ise İslam’dan nefret ederler.

Resulullah döneminin münafıkları alçak ve karaktersiz oldukları için, Peygamberimiz’in mescidini korumak için nöbet tutmayı zul olarak görüyorlardı. Resulullah’ın mescidinde nöbet tutmak yerine it gibi sokaklarda boş boş dolaşmak istiyorlardı. Tarihe bu haysiyetsizlikleriyle geçtiler.

Ahmak beyinleriyle Peygamberimize haşa akıl veren ve tuzak kuran münafıkların sonu çölde kaçan yolunmuş tavuklar gibi olmuştur. Münafıkların küfür kalesi olarak yaptıkları Dırar Mescidini Peygamberimiz yerle bir etmiş, tüm oyunlarını tepelerine geçirmiştir. Peygamberimiz daha da güçlenmiş, zenginleşmiş, münafıklar ise ahmak kerizler olarak ortada kalmışlardır.

Münafık imanı kullanarak İslam’a zıt bir kale oluşturmaya çalışır. Müslümanlar bir konuda hizmet yapıyorlarsa o hizmetin benzerini yaparak kendilerini akılsızca dindar gibi göstermeye çalışır. Mesela, Peygamberimizin mescidinden daha gösterişli olduğu iddiasıyla Dırar mescidini kurmuşlardı. Mescid kurunca Müslümanları etkileyebileceklerini ve Peygamberin yanından ayırabileceklerini zannederler. Bu yapının adı Mescid ama aslında küfür kalesiydi. O dönemde Peygamberimizin ve Müslümanların hayır vakıfları vardı, onlar da benzer görünürde hayır kurumları oluşturarak “biz de İslam’a hizmet ediyoruz” diyorlardı. Oysa insanları dolandırıyor, aldatıyor ve hırsızlık yapıyorlardı.

Münafık çok kahpedir. Ahlaksız ve haysiyetsiz olduğu halde Müslümanları “bize gelin” diye sürekli çağırır. Müslümanlar ise münafıkların her atağında Peygambere daha candan bir sevgi, ölümüne sadakat ve güçlü bir vefayla bağlanırlar.

Peygamberimizin zenginliği, gücü ve kudreti münafıkların içine oturuyordu. Aşırı kinlenerek küfürle iş birliği yapıyor ve küfrü kullanarak Müslümanları ahmakça tehdit ediyorlardı. “İnsanlar sizin aleyhinize toplandı” diyorlardı. Müslümanlar asla sarsılmayınca bu aşağılık münafıklar kinleriyle kavrulup gidiyorlardı.

Münafık kalbinde hastalık olanları etkileyerek Peygambere ve Müslümanlara zarar vermeye çalışır. Peygamberimiz döneminde münafıkların en büyük kahpeliklerinden biri de Peygamberin hanımları hakkında fitne çıkarmalarıdır. Peygamberimizin etrafından Müslümanların dağılması için devrin derin devleti Sasaniler ile de iş birliği yapıyorlardı. Sonuçta Peygamberimiz zenginlik, güzellik, şeref içinde yaşadı. Münafıklar it gibi çöllerde sürünüp aşağılandılar.

Münafık küfre dikkatini vermez. Küfür münafığı hiç ilgilendirmez. Tek hedefleri Peygamber ve Peygamberin çevresindeki Müslümanlardır. Tüm enerjisini ve dikkatini Müslümanların dağılmasına harcar. Var gücüyle Müslümanların dağılıp ayrılmasını ister. Bunun sebebi de münafığın kuyruk acısıdır. Peygambere 10 yıl 20 yıl boyunca hizmet etmenin acısından içleri kavrulur. Bu kavrulma ve nefretle akılsızca ataklar yapar.

Hz. Süleyman münafık ahmakları kullanıyor ve onlara müthiş hizmet yaptırıyordu. Münafık şeytanın insan haline girmiş halidir. Hz. Süleyman bu insani şeytan olan münafıklara evler yaptırıyor, bahçeler yaptırıyor, Müslümanların zenginliği için çalıştırıyordu. Hz. Süleyman münafıkları eşek gibi çalıştırarak Müslümanların muazzam bir güç ve zenginlik kazanmasını sağlıyordu. Eşek gibi Hz. Süleyman’a, İslam’a ve Müslümanlara hizmet edip sonra it gibi dışlanıp aşağılanmışlardır. Hz. Süleyman devrinin münafıkları da Peygamberimiz devri münafıkları da enayiliklerine doymasınlar.

Münafık şuur sahibi değildir. Bir makina gibidir. Münafıklar Peygamberimiz döneminde 10 yıl 20 yıl Peygamber’in yanında kalıyor, bir gün ganimetlere ulaşacak diye İslam’a var gücüyle hizmet ediyorlardı. Hayvan gibi çalışıyorlardı. Sonra bir anda yaşlanıp çürüdüğünü, ganimetlere ulaşmasının imkansız olduğun görünce bu sefer aşırı kinleniyor ve Müslümanların yanından ayrılıyorlardı. Peygamberimiz dönemindeki bu münafıklar kerizliğini ve ahmaklığını anladıkça durum daha ağırlarına gidiyor ve Müslümanların dağılması için dönemin derin devletleriyle iş birliği yapıyorlardı. 10 yıl 20 yıl boyunca Peygamberle birlikte tüm savaşlara katılan bu münafıklar bir anda Peygamber aleyhine konuşmalar yapmaya başlıyorlardı. Ahmakça misaller vererek Peygamberle mücadele edebileceklerini sanıyorlardı. Münafık sadece sahtekar esnaf mantığıyla kafalama cümleleri kurar, ortaya attığı her fikir ise ahmaklığının ispatıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki… 6 Kasım 2017

Münafık İslam’ı yaymak için bir şey yapmaz. Yayanları da engellemek ister. Kuran mucizeleri, iman hakikatleri, İngiliz derin devletinin gerçek yüzünü anlatan Müslümanları kendince durdurmaya çalışır. Münafık Kuran’dan ve İslam’dan hiç bahsetmez, tek yaptığı ayetleri kendi çıkarına göre kullanmaya çalışmaktır.

Münafıkların ve küfrün tüm engellemelerine rağmen Allah’ın izniyle her konuda başarılı olduk.

Münafık sivri diliyle müminleri rahatsız etmek ister. Münafığın her eylemi kendisine bela olarak döner, Müslümana ise hiçbir zarar veremez. Münafıkların her atağı Müslümanların neşesini, heyecanını, azmini güçlendirir.

Münafık sırf kendi pis nefsinin rahatı için ayetleri yorumlar. “Gezip dolaşmıyor musunuz?” ayetini alır, ben bu ayeti yaşıyorum diye dünyayı gezmeye çıkar. Boş boş dolaşır. Suriye’de, Irak’ta kan gövdeyi götürürken, Müslümanlar onar onar denizde boğulurken, İslam’ı tebliğ etme, kitap basıp dağıtma, yazı hazırlama imkanı varken bunları bırakıp dünyayı gezmeye gidiyorum demek hem samimiyetsizlik hem de vicdansızlıktır.

Adnan Oktar Diyor Ki… 5 Kasım 2017

Münafık her sözünü, her hareketini, her bakışını, her cümlesini, her eylemini yaratanın Allah olduğunu bilmez. Ahmak beyniyle kendisinin yaptığını zanneder. Allah’ın her şeyi yaratan olduğunu, güç ve kuvvetin tüm sahibinin Allah, Resulü ve müminler olduğunu kavrayamaz.Münafık ahmak olduğu için gücü, kuvveti ve zenginliği verenin Allah olduğunu anlamaz. Münafık aşağılanarak sürekli sürünürken, Müslümanların bolluk, bereket, neşe ve sevinç içinde yaşaması Allah’ın müminlere özel korumasıdır.

Peygamberimiz döneminde münafıklar şeytan tipliydi. Ahir zaman münafıkları da katil, hırsız, tipsiz, aşağılık, yüzüne bakılamayacak çirkinliktedir.

Münafıklar Peygamberimiz’in zenginliğine müthiş haset ediyorlardı. “Ebu’l Kasım’ın yetimi nasıl zengin oldu” diye alçakça ve kahpece konuşmalar yapıyorlardı. Yetim olan Resulullah’ı Allah’ın zengin etmesine dayanamıyor, müthiş öfke duyuyorlardı. Ganimetlerden pay alamamak da münafıkların içlerine oturuyordu. Ganimet kazanılması için Müslümanların yanında mücadele ediyor ama ganimete ulaşamıyorlardı. Peygamberimizin ganimetleri Allah yolunda harcamasına tahammül edemiyorlardı. Peygamberin, kendileri vesilesiyle zengin olduğunu düşünüyor ve kıskançlıktan deliriyorlardı. Dönemin derin devletlerine sürekli kahpece bilgi aktarıyor ve –alçakça- Peygamberimizin tutuklanması ya da şehit edilmesini umud ediyorlardı. Sonunda ganimetleri elde edemeyeceklerini anlayınca 30-40 yıl İslam’a hizmet ettikten sonra yolunmuş kaz gibi, ahmakça, kerizce ortada kaldılar.

Münafıklar bünyedeki bir urdur, pisliktir. O pisliğin atılması Müslümanlar için ferahlık ve güzelliktir. Peygamberimiz döneminde münafıklar çok büyük ahlaksızlıklar yapmıştır. Resulullah’ın hanımlarının perde arkasından konuşması tedbiri münafıklara karşı alınmış bir tedbirdir. Münafıklar Peygamberimiz’in hanımlarını etki altına almaya çalışıyor, sürekli fitne çıkarıyorlardı.

Adnan Oktar Diyor Ki… 4 Kasım 2017

Münafıklar Peygamberimiz’e çok haset ediyorlardı. Onun heybetini, birbirinden güzel hanımları olmasını, zenginliğini, bereketini müthiş kıskanıyorlardı. Hasetleriyle bir gün Peygamberimiz’in başarısız olacağını umuyorlardı. Ömürleri boyunca bu boş umutla hizmet ettiler ve menfaat elde edemeyeceklerini gördüklerinde de uyuz köpek gibi kaçtılar. Münafık ahmaklığı ve enayiliği ibretliktir.

Peygamberimiz zamanında it kopuk takımından oluşan münafıklar vardı. Resulullah’ın yanına gelip ben Müslüman oldum diyorlardı, ama gaspçı, saldırgan, karaktersiz tiplerdi. Peygamber’in her an dönemin derin devleti olan Bizans ve Sasaniler tarafından tutuklanacağı ümidi içinde yaşıyorlardı. Bu ümitleri gerçekleşirse de Müslümanların mallarına el koyacaklarını hayal ediyorlardı. Çirkin bir sabırla Peygamberimiz’in ve sahabenin tutuklanmasını ya da vefat etmesini bekliyor, Müslümanların zenginliğini ele geçirmeyi umuyorlardı. Yıllarca beklediler ve sonuçları hüsran oldu. Bu bekleme süresi sırasında Müslümanlar bu kahpelerin alçaklığının detaylarını gördüler. Münafıklar ganimetleri elde edebileceklerini umarak yaşarken, tüm ömürleri gençlikleri imkanları ellerinden gitti ve yolunmuş tavuğa dönerek muazzam bir aşağılanma içine düştüler.

Adnan Oktar Diyor Ki… 3 Kasım 2017

Münafık tamamen sahtekardır. Kendini beğendirmek için yıllarca çalışır uğraşır. Ama sonunda çıkar sağlayamadığını anladığında, tüyü yolunmuş kaz gibi ortalıkta gezmeye başlayınca ahmaklığını ortaya koyar. 30 yıl boyunca Peygamberin yanında çalışıp 31. yıl “ben yanlış anlamışım” diyen ahmaklıkta olan münafık müthiş akılsızdır. Allah İslam için cinleri ve şeytanları da hizmet ettirir, münafıkları da.

Münafık küçük beyniyle Peygamberi ve Müslümanları uzaktan takip ederek akıl verir. Allah münafıkların cehennemin en alt tabakasında olduğunu bildiriyor. Münafıkların aşağılık karakterlerinin ve ahlaksızlıklarının vurgulanması Kuran’a uygundur.

Peygamberimiz döneminde 300 münafık vardı. Peygamberimiz çok akılcı davranıp bunları yıllarca idare etti. Yıllarca Peygamberimize, Müslümanlara ve İslam’a hizmet ettiler. Binalar yaptılar, savaşlara katıldılar, mallarını infak ettiler. Sonra 30 yıl geçtikten, tüm gençliklerini verip 30 yıl hizmet ettikten sonra Peygamberin peygamberliğinden şüphe ettiklerini iddia edip Müslümanlardan ayrıldılar. Bu ayrılışlarının da Müslümanlara zarar vereceklerini sandılar. Münafıklar Müslümanlara en ufak bir zarar veremezler. 30 yıl boyunca Peygamberi anlamamak en büyük ahmaklıktır. Münafık sahtekarlığı, ahmaklığı tarif edilebilecek gibi değildir. Melekler ve cennet ehli münafıkların ahmaklığına gülerler.

Adnan Oktar Diyor Ki… 2 Kasım 2017

Müslümanların içinde her zaman münafık olur. Resulullah döneminde münafıklık yapanlar da ahir zamanın münafıkları da enayiliklerine doymasınlar. 50-60 yaşına kadar çalışıp Peygamber’e ve İslam’a hizmet edip, Peygamberin ve müminlerin azenginliğine vesile olup, sonra iyice içleri çürüdükten sonra Peygamberin yanından ayrılıyorlar. Tüm ömürlerini veriyor sonra haşa Peygamberi eleştirerek ayrılıyorlar. Ayrılmaları Resulullah ve müminler için ise nimet oluyor, pislikten kurtuluyorlar. Tarihin en ahmak, en enayi topluluğu münafıklardır. Münafıkların ahmaklığı tescillidir.

Münafıklar “biz hayatta ne hizmet ettik, Müslümanlar ne hizmet ettiler” diye baktıklarında, hemen anlarlar aradaki farkı. Sokakta boş boş gezmek dışında, akılsızca fikirler verme dışında ne yapmışlar ona bakmaları lazım, kendilerini Müslümanlarla kıyaslamaları lazım. Müslümanlar ilimle, bilimle bütün dünyayı yerinden oynatıyorlar. Burada çok somut bir delil var.

Adnan Oktar Diyor Ki… 1 Kasım 2017

Münafık çöp kamyonu gibidir, nerede pislik varsa alır götürür. Müslümanların pisliklerle uğraşmasına gerek kalmaz. Münafık nerede pislik varsa alır kendi pislik torbasına atar. Münafık pislik böceğidir, pislikleri toplayıp yuvasına götürür, Müslümanlar da kurtulmuş olur.

Münafıklarda akılsızlık en ileri derecededir. Bütün ahmaklıklarına rağmen kendilerince Müslümanlara tuzak kurabileceklerini zannederler. Her seferinde kendi başlarını belaya sokarlar.

Şeytan insanlara mantıkla yaklaşarak vicdanı susturmaya çalışır. Genelde münafıklar hem mantığın oyununa düşer hem de ahmakça teviller yaparlar. Müminler vicdanlarına teslim olurlar, münafıklar ise iradesizdir ve hep vicdana karşı olurlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here