Sayın Adnan Oktar’ın Münafıklarla İlgili Anlatımları (12-31 Aralık 2017)

Adnan Oktar Diyor Ki… 31 Aralık 2017

Münafıklar Peygamberimiz’in anlattığı Kuran Müslümanlığını kabul etmediler. Peygamberimiz’in vefatının hemen ardından da Peygamberimize karşı olarak dine dahil etmek istedikleri tüm hurafeleri dine karıştırdılar.

Küfür ve münafık oyunu yoksa imtihan yoktur. İmtihanın en değerli safhası münafık saldırısıdır. Kuran’da küfürle ilmi mücadeleden daha çok münafıklarla ilmi mücadele anlatılmıştır. Münafık Müslümanım diye ortaya çıkıp Halifeleri, Ehli Beyti şehit eden bir mahluktur. Şeytanın insan şekline girmiş olduğu ve Kuran ayetlerini kullanarak mücadele ettiği için fitnesi büyüktür.

Münafıklara verilen süre ve geçici imkan onların cehennemin dibine daha hızla yuvarlanması içindir. Her dakika münafığın azabını, acısını, ızdırabını arttırır. Müminlere ise ferahlık, sevap, güzellik ve iyilik olur.

Adnan Oktar Diyor Ki… 29 Aralık 2017

Münafıklar şeytanın ruhunu taşıdıkları için çok azgın ve kibirli olurlar. Şeytan nasıl cehennemde de azgınlığına devam ediyorsa münafıkta da bir durulma olmaz. Münafık yüzsüzdür, aşağılanmaktan etkilenmez, haysiyetsizdir. Herkes bunlardan tiksinir, iğrenir, aşağılık olduklarını herkes bilir.

Mümin imanıyla orantılı olarak deccallerin münafıkların küfrün saldırılarına uğrar. Saldırıya maruz kalmıyorsa bir hastalık var demektir Allah esirgesin. Ne kadar çok saldırıya uğruyorsa o kadar güçlenir ve gelişir.

Müminin başına gelen her olayda ince ince hayır vardır. Küfrün ve münafığın da her yaşadığında şer vardır.

Adnan Oktar Diyor Ki… 28 Aralık 2017

Nitelikli münafıkla karşılaşıldığı zaman karakterinin Kuran’la çok iyi tahlil edilmesi ve ilmen çok kapsamlı mücadele edilmesi gerekir. Hz. Musa, Hz. Nuh, Peygamberimiz döneminde nitelikli münafık çok vardı. Ahir zaman münafıkları da niteliklidir. Bu nitelikli münafıkla karşılaştığında ilmen mücadele etmeye üşenmek çok büyük gaflet olur. O zaman bu şeytani varlıklar tüm insanlığın başına bela olur. Münafıkla ilimle irfanla sonuna kadar mücadele etmek Allah’ın Kuran’da emridir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 27 Aralık 2017

Şeytanda din, Kuran terbiyesi yoktur. Arsız ve pişkin bir üslup kullanır. Ahmakça haşa Allah’a akıl verir. Üslubu çok züppedir. Münafıklarda da bu arsızlık aynı şekilde vardır. Büyüklenirler ve kendilerinin hayırlı olduğunu iddia ederler. Oysa her anları şerdir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 26 Aralık 2017

Ayetlerde Allah ve Elçisi birlikte geçer. Kuran’a göre Peygambere ihanet, Allah’a ihanettir. Münafıkların asıl derdi Allah iledir. Allah’a kinlidir. Ama bunu açıkça söyleyemez. Allah’a eleştirilerini Peygamber üzerinden yapar. Allah’a kinli olduğu için Peygambere ve müminlere saldırır, ama bunu yaparken Allah’ın adını kullanır ve Allah’a öfkesini gizlemeye çalışır. Açıkça Allah’ı eleştirdiğini söylese halk bunların alçak olduğunu göreceği için bu çirkin yöntemi izler. Ayetlerde bu fitneyi ortadan kaldırmak için “Allah’a ve elçisine” diye bildirilir ve Peygamber’e isyan edenin Allah’a isyan ettiği haber verilir.

Nisa Suresi, 14: KİM ALLAH’A VE ELÇİSİNE İSYAN EDER VE ONUN SINIRLARINI AŞARSA, onu da içinde ebedi kalacağı ateşe sokar. Onun için alçaltıcı bir azap vardır.

Haşr Suresi, 4: BU, ONLARIN ALLAH’A VE O’NUN RESÛLÜ’NE ‘BAŞKALDIRIP AYRILIK ÇIKARMALARI’ DOLAYISIYLADIR. Kim Allah’a başkaldırıp-ayrılık çıkarırsa, muhakkak Allah, cezası (ikabı) pek şiddetli olandır.

Münafıklar Peygamberi sıradan bir insan gibi görür ve sürekli akılsızca eleştirirler. Bu eleştirilerini de çok büyük ahmaklıkla yaparlar. Düz mantıkla bakar, Peygamber’in Allah’ın destekleyip koruduğu özel bir insan olduğunu görmezler. Peygambere uyan müminleri de akılsız olarak görürler. Saatlerce, sayfalarca Peygambere uyan müminlerin sözde akılsız, derin düşünmeyen olduklarını, onların yanlışlarını anlatırlar yazarlar. Peygambere uyan müminlerin yalancı olduğunu ispat etmeye çalışırlar. Bu sırada kendi yalancılıklarını, karaktersizliklerini, alçaklıklarını ortaya koyarlar.

Hud Suresi 27- Kavminden, ileri gelen inkarcılar: “biz seni yalnızca bizim gibi bir beşerden başkası görmüyoruz; SANA, SIĞ GÖRÜŞLÜ OLAN EN AŞAĞILIKLARIMIZDAN BAŞKASININ UYDUĞUNU GÖRMÜYORUZ ve sizin bize bir üstünlüğünüzü de görmüyoruz. Aksine, biz sizi yalancılar sanıyoruz” dedi.

Dine karşı mantık geliştirmek bir çok insanın konuşurken içine düştüğü ciddi bir hatadır. Münafıklığın kapısı böyle açılıyor. Münafık mantıkla düşünüp bir konuyu sıradanlaştırır. Peygamber Allah tarafından desteklenen özel bir insan olduğu halde onu alelade görür. Oradaki metafiziği göremediği için mantıkla değerlendirip sapıtır. Dinin doğrudan Kuran’la değerlendirilmesi, Kuran’dan hiç taviz verilmemesi gerekir. Mantıkla hareket olduğunda doğru yoldan sapma olur. Kuran’daki mantık neyse kesin uygulanması gerekir. O yoruma açık olmaz.

Münafık çok ahmaktır, Allah’ı eleştirirken Allah’ı inkar ettiğini dahi bilmez. Peygamberimiz döneminde münafıklar “Muhammed fakir, yetim bir insan. Kuran’ın iki şehrin zenginlerinden birine indirilmesi gerekmez miydi?” diyorlar. Burada bir çok zengin adam varken Allah niye ona elçilik veriyor ki, zengin biri İslam’ı daha iyi yayar” diyorlar. Bunu söylerken Allah’ı eleştirip Allah’ı inkar ettiğini dahi kavrayamıyorlar.

ZUHRUF/31-32 Ve dediler ki: “Bu Kur’an, iki şehirden birinin büyük bir adamına indirilmeli değil miydi?” Senin Rabbinin rahmetini onlar mı paylaştırıyorlar? Dünya hayatında maişetlerini aralarında Biz paylaştırdık ve onlardan bir bölümü (diğer) bir bölümünü ‘teshir etmesi için, bir bölümünü bir bölümü üzerinde derecelerle yükselttik. Rabbinin rahmeti; toplayıp-yığdıklarından daha hayırlıdır.

İslam’da Allah’a, Kitaba, Peygambere hüsnüzan vardır. Doğrudan onların iyiliği, güzelliği ve mükemmelliğini kabul ederek hareket vardır. Münafıklarda ise Allah’a, Kitaba, Peygambere hep eleştirel gözle bakmak vardır. Bunu da akıl almaz çirkin üslupla yapar ve hür düşündüklerini iddia ederler. Allah’a çirkin bir mantıkla bakarlar. Kuran’da bir çok ayet münafıkların alçaklığına ve kahpeliğine cevap olarak indirilmiştir. Bir çok ayet münafıkların aşağılık sözlerine tedbir olarak indirilmiştir. Örneğin Peygamber ezilen kadınları, çocukları düşünerek sabah erkenden savaşa çıkacağız diyor. Münafıklar mantıkla bakıyorlar ve “Bu sıcakta savaşa mı çıkılır aramızda zor durumda olanlar var, Peygamber bunu bile göremiyor” diyorlar. Kalbinde hastalık olanlar da “Bak bunu hiç düşünemedik, gerçekten Peygamber hata yapıyor” diye onlara uyuyorlar. Müslüman Allah’a, Kuran’a, Peygambere eleştiri gözüyle bakmaz. Her yaptığının hayır olduğunu bilerek bakar ve hareket eder.

Münafıklar asıl olarak Allah’a karşıdırlar, ama önce Peygambere veya müminlerin o dönem lideri olan kişiye saldırırlar. Peygamberimiz döneminde de önce Peygambere saldırdılar. Sonra Ali, Hasan, Hüseyin, Osman hepsini şehit ettiler. Sonra Allah’ın vahyine saldırdılar. Hurafeleri ortaya koydular. Ayeti şeytanın yediğini Kuran’ın bazı hükümlerinin nehy edildiğini iddia ettiler ve Kuran’a ek hükümler getirdiler. Münafıklar tüm bunları Peygamberi eleştirerek yaptılar.

Münafık kendini aşırı beğenir, özellikle zekalarından çok emindirler ama zerre akılları yoktur. Haşa kendilerinin Allah’tan daha iyi düşündüklerini daha adil olduklarını iddia edeler.

Münafık Resul’ün koyduğu sınırları tanımaz. Asıl karşı olduğu ise Allah’ın koyduğu sınırlardır. Allah’ın sınırları olmadan düz mantıkla, serbest yaşamak ister. Bu çirkin bir serbestlik anlayışıdır. Peygamberimiz savaşta müminleri bir yere yerleştiriyor veya müminlere İslam’a hizmet için bazı sorumluluklar veriyordu. “Sen şu işi yap, sen şurada nöbet tut” diyordu. Bu münafıkların iğrenç nefsine çok ağır geliyordu. Mantıkla Peygamberi değerlendirip “Neden bu işi yapalım” diyor, Peygamber’in koyduğu sınıra uymuyorlardı. Allah Peygamber’in sınırına uymayanın, Allah’ın sınırına uymadığını bildirmiştir. Bu tavrın karşılığı sonsuz cehennem ateşidir, ateşin en alçak tabakasıdır. Müminler ise Peygambere hep hüsnüzanla, her sözünün hayır olduğunu bilerek, sevgi ve hürmetle bağlıdır.

Mücadele Suresi, 5: Gerçekten ALLAH’A VE RESÛLÜ’NE KARŞI (ONLARIN KOYDUKLARI SINIRLARI TANIMAYIP KENDİLERİ SINIR KOYMAYA KALKIŞMAKLA) BAŞKALDIRANLAR, kendilerinden öncekilerin alçaltılması gibi alçaltılmışlardır. Oysa Biz apaçık ayetler indirdik. Kafirler için küçültücü bir azap vardır.

Enfal, 13- Bu, elbette, onların ALLAH’A VE ELÇİSİNE BAŞ KALDIRMALARI DOLAYISIYLADIR. KİM ALLAH’A VE ELÇİSİNE BAŞ KALDIRIRSA, şüphesiz Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır.

Ahzab Suresi, 36: ALLAH VE RESÛLÜ, BİR İŞE HÜKMETTİĞİ ZAMAN, mü’min bir erkek ve mü’min bir kadın için o işte kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Kim Allah’a ve Resûlü’ne isyan ederse, artık gerçekten o, apaçık bir sapıklıkla sapmıştır.

Adnan Oktar Diyor Ki… 25 Aralık 2017

Münafıkları topluma tanıtmak ve toplumu münafıklar konusunda uyarmak çok önemlidir. Çünkü münafıklar veba mikrobu gibi çok pislik ve tehlikelidirler. Toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi önemli bir sorumluluktur. Nitekim Abdülkadir Geylani Hazretleri’nin münafıklar hakkındaki anlatımı da, bu konunun önemini göstermektedir:

Abdülkadir Geylani Hazretleri münafıklar hakkında diyor ki: “ MÜNAFIKLAR, ŞEYTANIN İNSAN POSTUNA VE MÜSLÜMAN KILIFINA GİRMİŞ UŞAKLARIDIR . Bunlar sadece, Kur’an basiretiyle, iman ferasetiyle ve nübüvvet dürbünüyle fark edilip anlaşılır. Asıl marifet, mü’mini veya kafiri değil, münafığı tanımak ve halktan bir sürü tabisi ve hamisi olan bu muzır marazlıları (hastalıklıları) topluma tanıtıp onları uyarmaktır.”

Sudan’ın İslam Birliği’ni vurgulayan açıklaması çok güzel. Tayyip Hocam’ı sevgiyle coşkuyla karşılamaları da bir güzellik. Müslümanların birbirine sevgisi münafıklar ve zalimler için çok kızdırıcı olur. Sevgi, kardeşlik çok önemlidir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 23 Aralık 2017

Münafık kendisini cesur ve ahlaklı göstermek ister. Kin ve nefret doludur ama kendisinin dürüst, cesur, ahlaklı olduğunu iddia eder. Allah münafığı Müslümanın ilimle irfanla ezebileceği gibi yaratmıştır. Bunlar herkesin tiksindiği, yalnız insanlardır. Samimiyetsizlikleri kısa sürede ve çok detaylı delille ortaya çıkar. İslam’ın yaşanmasını, Müslümanların güçlenmesini istemez. Müslümanları dağıtmak için akılsızca Kuran’dan örnekler getirmeye çalışır. Ahmakça bir debelenme içindedir. Akıllı insanlar bu ahmakça debelenmeyi hemen görür ve uzak dururlar.

Cehennem derece derecedir. Cehennemin bazı yerleri karanlık, sıkıcı, dar sokaklardan oluşan izbe mahalleler şeklindedir. Allah’ı inkar eden ama kötülük yapmamış olanlar buralarda olur. Münafıkların kaldığı yerler ise dehşet vericidir, çok korkunçtur.

Münafıklara yaptıkları her ahlaksızlık her kalleşlik ahirette tek tek sorulacaktır. Aynı suçtan herkes adına tek tek sorgulanacaklar; Allah adına, Kitap adına, Peygamber adına, aleyhinde faaliyet yaptıkları tüm Müslümanlar adına tek tek aynı suçtan sorgulanacak ve her bir cümlenin her bir harfin hesabını verecekler.

Münafıkların, Müslümanlarla uğraşması Müslümanın makamının yücelmesi içindir. Allah her peygambere cinlerden ve insanlardan münafıklar musallat etmiştir. Musallat olan her münafık müminlerin kardeşliğini muhabbetini, dostluğunu pekiştirir, bereketini güçlendirir, ufkunu açar. Mümin cennete doğru yükselirken münafık cehennemin dibine doğru gider. Bu, Allah’ın bir sanatıdır. Münafıklar tamamen Allah’ın kontrolündedir, şeytanlardan oluşan bir güruhtur. Nitelikli azgın münafık nitelikli yüksek Müslümanlara musallat edilir ki Müslümanın maneviyatı iyice yükselsin.

Adnan Oktar Diyor Ki… 22 Aralık 2017

Peygamberi mistik bir varlık olarak görmek isteyenler cahiliye ahlakından vazgeçmeyenlerdir. Münafıklar da bu aklı zayıf insanları kullanırlar. Peygamberi mistik varlık gibi gören ve aklı zayıf olan, münafıkların Peygamber hakkında iftiralarından çok çabuk etkilenir. Mesela, “Muhammed de bizim gibi bir insan niye ona uyuyoruz ki?” diyorlar. Cahil olanlar hemen bundan etkileniyor, “gerçekten bunu hiç düşünmemiştik, o da bizim gibi insan, niye ona itaat edelim” diyorlar, hemen Kuran’ın mantığından uzaklaşıyorlar. Böyle zayıf olan insanları Kuran’la eğitmek önemlidir.

Münafık avam mantığı ve uyanık sahtekar mantığı kullanır. Peygamberimiz döneminde halkı etkileyecek, bedevileri etkileyecek bir dil kullandıkları için zemin bulabildiler. Halifeler döneminde en büyük hata şeytan münafık görünümünde ayağına kadar gelmişken onu ilmen ezmeden bırakmak olmuştur.

Münafık köprü altı ağzıyla, çakal mantığıyla, ahmak kafasızlığıyla kaliteli Müslümanları kandırabileceğini zannedecek kadar aptaldır. Klasik dolandırıcı olduğu için, “nolcak ki yaparız abi” mantığında oluyorlar. Müminler ise bu aşağılık mahlukattan çok şiddetli tiksinir.

Ayette küfrün ölü olduğu geçer ama insanların çoğu bu konu üzerinde durmaz. Münafıklar ve küfür ölü olarak yaratılmış varlıklardır. Onların ölü varlık olması müminin hamiyetini, bunlara karşı duyduğu buğzu etkilemez. Ayetin gereği olarak mümin münafık ve küfre buğz eder.

Adnan Oktar Diyor Ki… 21 Aralık 2017

Münafık korkak ve ödlek olduğu için sürekli cesareti gündemde tutar. Cesaret edebiyatı yapmak münafığın en belirgin alametlerinden biridir.

Münafıklar 10-15 yıl Resulullah’ın yanında kalıyor, O’nun her yaptığını canla başla savunuyorlardı. Haysiyetsizlik yapıp Resulullah’ın yanından ayrıldıktan sonra O’nu akılsızca suçlamaya başladılar. 10-15 yıl boyunca destek verdiğini suçlayan münafığın asıl suçladığı kendisidir ve aslına kendisi de aslında suçlanacak hiçbir konu olmadığını çok iyi bilir.

Müslümanın her türlü gücü ve kudreti münafığa ızdırap verir. Münafıkların her saldırısında müminler birbirlerinin kıymetini daha iyi anlar birbirini daha çok sever. Müminlerin sevgisinin güçlenmesi münafıkların içini kavurur. Hz. Ali’yi, Osman’ı, Hasan’ı, Hüseyin’i şehit edenler münafıklardır. Sebebi de onların gücüne kudretine duydukları hasettir.

Münafık her an kendisinin haysiyetsiz şerefsiz olduğunu bildiği için tüm Müslümanları bir an önce dağıtırsa bundan kurtulacağını düşünür. Haysiyetsiz, korkak olduğunu bilmek münafıkta sürekli psikolojik gerilime sebep olur. Bu gerilimden kurtulmak için kendisinin cesur olduğunu, Müslümanların bir an önce dağılması gerektiğini anlatır. Bir çok suçlamada bulunur. Bu suçlamaların sebebi yaşadığı azabı hafifletme çabasıdır.

Adnan Oktar Diyor Ki… 20 Aralık 2017

Kafirle ilmen mücadele etmek kolaydır, çünkü kafir kendini gizlemez, açık ve sarih hareket eder. Münafık ise Müslümanların içerisinde kendisini gizleyerek yaşadığı için istihbarat yönü çok güçlüdür, kendince kirli bir avantaja sahiptir. Dolayısıyla Müslümanlara karşı mücadelede kendince daha şeytani konuma gelir. Münafıklar ellerindeki şeytani avantajlarını şeytani enerjileri ile birleştirip kullandıkları için atak güçleri de yüksek olur. Nitekim Hz. Ali (kv)’nin şehit edilmesini, Hz. Ömer (ra)’ın şehit edilesini hep münafıklar organize etmiştir. Dolayısıyla münafığın şeytani ataklarına karşı Müslümanın aklını daha keskin kullanması, iradesini ve dikkatini daha iyi kullanması gerekir. Bu da Müslümanın mücadele gücünü ve azmini yükseltir, dolayısıyla Müslümanın sevap gücü de yükselir.

Münafık Müslümanları bölmeyi ister ve birbirinden ayırmaya yeltenir. Münafık böyle bir atağa geçtiğinde, Müslümanların daha çok kenetlenmesine vesile olur. Çünkü müminler Müslüman birliğinin kıymetini anlamış olur. Daha çok birbirlerini sever, daha çok birbirlerini korurlar.

Münafıklar Müslümanlardan ayrılınca Müslümanların zayıflayacağını zanneder. Halbuki Allah onların yerine çok temiz, güçlü ve kararlı müminler getirir. Münafık küfre karşı eziktir. Mümin müminlere karşı tevazulu küfre karşı onurludur. Münafık Allah yolunda çaba harcamaz. Münafık kınayıcın kınamasından çok korkar. Kendileri korktuğu için sürekli, “bak insanlar sizin için neler diyor” diyerek Müslümanları da tedirgin edeceklerini zannederler.

Maide Suresi 54- Ey iman edenler, içinizden kim dininden geri döner (irtidat eder)se, ALLAH (YERİNE) KENDİSİ’NİN ONLARI SEVDİĞİ, ONLARIN DA KENDİSİ’Nİ SEVDİĞİ mü’minlere karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı ise ‘güçlü ve onurlu,’ Allah yolunda çaba harcayan ve kınayıcının kınamasından korkmayan bir topluluk getirir. Bu, Allah’ın bir fazlıdır, onu dilediğine verir. Allah (rahmetiyle) geniş olandır, bilendir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 19 Aralık 2017

Münafık, şeytanın ete kemiğe bürünmüş şeklidir. Şuuru kapalıdır, bilgisayar gibi kendisine yüklenmiş şeyleri yapar. Nasıl şeytanın tevbe etmesi diye bir konu yoksa, münafığın da dönüşü yoktur. Gayya kuyusunun dibine yuvarlanarak gider.

Münafığın haysiyetsiz ve şerefsiz olduğunu herkes bilir. Küfür de münafıkların aşağılık olduğunu bilir. Bu yüzden münafıkların yanına hiç kimse yanaşmak istemez. Kuran’da Samiri’nin tek başına bırakılması, münafıkların pisliği ve iğrençliği sebebiyle yalnızlığa mahkum olmalarına işaret eden bir ayettir.

Küfür münafıkları hiç ilgilendirmez. Varsa yoksa Müslümanlar dağılsın ister. Münafık küfürle içiçedir ve onları destekler, Müslümanlar ise faaliyet yapmasın, dağılsın ister, tüm enerjisini bu yönde harcar.

Münafık hayasız ve yüzsüz olduğu ve din onun için önemli olmadığı için, münafıklık konusunu çok hafif görür. Mümin münafıklık ihtimali konusunda müthiş hassastır. Münafık ise çok haysiyetsizdir ve münafıklık konusu onun için adeta bir şaka gibidir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 18 Aralık 2017

Münafık elle tutulur bir şeytandır. Şeytanı görmek ve anlamak isteyen münafıkları gözlemleyerek bunu elde edebilir. Münafığın gösterdiği aptalca zeka şeytana aittir. Münafık kendinin zeki olduğunu iddia eder. Ama bu, şeytan zekasıdır ve hem dünyada mahvolmalarına hem de cehenneme gitmelerine sebep olur.

Müminin şeytanla net olarak ilmi mücadelesi için münafığın varlığı şarttır. Şeytan, iğrenç, aşağılık bir mahlukun bedenini kullanmaya başladığında ona münafık diyoruz. Münafık konuştuğunda şeytanın sesini duyuyoruz, şeytanın mantığını görüyoruz. Mümin münafıkla ilmen mücadele ederken doğrudan şeytanla mücadele etmiş olur. Münafıkla ilmi mücadele en yüksek sevabı olan mücadeledir, çünkü deccaliyetle sıcak ilmi mücadeledir.

 

 

 

 

 

 

Adnan Oktar Diyor Ki… 17 Aralık 2017

Münafıklar ahmakça Allah’a tuzak kurduklarını zannediyorlar. Allah onlara tuzak kurarak yıllarca İslam’a hizmet ettiriyor, gençliğini hayatını verdiriyor, iyice posası çıktıktan sonra boş kavanoz gibi fırlatıp atıyor. Münafıkların böyle keriz duruma düşmesi Müslümanlar için sevinç vesilesidir.

Peygamberimiz döneminde münafıklar Rum Hükümdarına mektup yazıp “Muhammed vefat etti, şimdi saldırırsanız Müslümanları yenebilirsiniz” diyorlardı. Bir yandan böyle alçaklık yaparken Müslümanları koruduklarını iddia ediyorlardı. Münafık bu derece ahmak ve kahpedir.

Münafık kendince Müslümandan daha Müslüman iddiasıyla ortaya çıkar. Peygamberimiz döneminde, ezilen, şehit edilen Müslümanları kurtarmak için müminleri cihada çağırdığında hemen Peygambere ahmakça akıl veriyorlar. Hatta haşa Allah’a akıl veriyorlar. Neden onu Peygamber olarak gönderdin, Medine’nin daha zengin birine Peygamberlik vermeli değil miydin diyorlar.

Münafık ayetle konuşur ama İslam’dan, Kuran’dan ve Müslümanlardan nefret eder. Ama insanlar arasında itibar sağlayabilmek için dindar gibi görünmeye çalışır. Kendi başına olduğunda abdest almaz, namaz kılmaz.

Münafığın kini Müslümanların yanından ayrıldıktan sonra tam olarak açığa çıkar. Münafıkların kinini Allah mutlaka ortaya çıkarır ve müminlerin arasından cehennem ehlini mutlaka ayırır.

Kalplerinde hastalık olanlar ve münafıklar çok şüphecidir. Münafıklar hep haksızlığa uğradıkları iddiasındadır. Münafık elçiye göre değil kendi garip kafasına göre hareket etmek ister. Peygamberin haşa adaletsiz olduğunu iddia ederler. Ama kendileri hırsızlık yapan, cinayet işleyen, dolandırıcılık yapan tiplerdir.

Münafıklar ve kalbinde hastalık olanlar, müminlerin dinleri sebebiyle nimet kaybına uğradığını iddia ederler. Oysa din insana hayatın tüm mutluluklarını getirir. Ama münafık ahmak kafayla değerlendirdiği için bunu anlamaz. Mümin akılcıdır ve tevekküllüdür. Kalbinde hastalık olan ise tevekküllü akılcılık olarak görmez, hayatın gerçeklerine göre hareket etmek ister. Kokuşmuş, sahtekar beyniyle olayları akılcı değerlendirdiğini düşünür. Geleceği kara kara düşünür nasıl tedbir alacağım der bu aptallığı da akıl zanneder. Mümin ise Allah beni bugüne kadar nasıl güzel yaşattıysa bundan sonra da çok güzel yaşatacak der, tevekkül eder.

Kalbinde hastalık olanlar ve münafıklar Kuran’ı değil hayatın gerçeklerini esas alırlar. Dünyada bir çok insan hayatın gerçeğine göre hareket ettiği için bu durum münafıklar için kirli bir avantajdır. Kalbinde hastalık olanlar yalana çok yatkın olurlar. Sorumluluk almamak için çok fazla yalan söylerler. Yüzlerinde yalancı aptallığı ve kiri vardır.

Kalbinde hastalık olanlar çalışkan dürüst samimi müminlerle bağlantı kuramaz. Lakayıt, şikayetçi, Allah’ı anmayan, dengesiz, müminlerden uzak insanlarla birlikte olmayı tercih eder. Binlerce nimet varsa bir tane aleyhte bir şey varsa onu vurgular. Mutlu olacağı binlerce şey varsa bir tane anlayamadığı bir şey vardır onun üzerinde durur, genel üslubu hep olumsuzdur. Münafıklara imrenme, onların haberlerini izleme, bilinç altında onların galip gelmesini isteme vardır.

Müslümanlar genelde dikkatini kalbinde hastalık olana vermez, oysa kalbinde hastalık olanlar genellikle hep münafıklığa kayarlar. Bunlar çoğunlukla Allah’ı anmak istemeyen, Allah yolunda hizmet etmek istemeyen, asosyal, müminlerden uzak duran kimselerdir. Münafıklığa kaymaya başladıklarından yüzlerinde bir iticilik oluşur, şahısta bunalıma girme, yalnız kalma eğilimi vardır ve sık sık ağlama eğilimi gösterir. Bu yüzden münafığın kirli doğumuna sebep olacak hareketlere de dikkat etmek gerekir. Kalbinde hastalık olanlar birbirlerine güvenirler, birbirinin sırrını gizler, birbirini korur ve birbirlerini Müslümanlar aleyhinde körükler. Bunlar çoğunlukla pasif tiplerdir. Pasiflikle Müslümanları da pasifliğe alıştırmaya çalışır. Bir sıkıntı durumunda Müslüman aleyhine konuşur, kahpeliğe yatkındır hemen Müslümana cephe alır.

Allah’ı unutan insan dünyanın en tehlikeli hayvanı olur. Allah o varlığın yüzünü dünyanın en korkunç hayvanı haline getirir. Hiçbir hayvan nursuz, imansız, akılsız bir münafık kadar çirkin ve korkunç olmaz. Münafıklar bu yüzden mahlukatın en berbatı, en pis, en korkunç olanıdır.

Münafık robot varlıktır. Münafıkların varlığı müminleri şevklendirir, azmini ve canlılığını pekiştirir, birlik ruhunu güçlendirir, daha güzel çalışma yapmalarına vesile olur. Münafıklar sayesinde müminler oynanacak potansiyel oyunları daha iyi görür. Münafığın varlığı müminlerin ilmi mücadelede daha derin düşünmelerini sağlar. Münafıkla ilmi mücadelede müminin ufku genişler, aklı açılır, sevabı birse bin olur.

Münafık konusunu kapatıp geçin başka konulara bakalım diye düşünmek yanlış olur. Münafıkla karşılaştığında şeytanı yakalamışsın demektir. Şeytanı yakaladığında bırakmak olmaz. İlimle irfanla şeytanın üzerine çökmek önemli bir ibadettir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 16 Aralık 2017

Münafıkta her güzelliğin zıttı vardır. Doğru söylemek normal bir insanın vasfıdır ,ama münafık delilik tarzında yalan söyler. Kendini büyütmek münafığın bir vasfıdır. Kendi kavminden, kendi milletinden utanmak münafık tavrıdır. İngiliz derin devleti, Rumilik, homoseksüellik tehlikelerini hep münafıklar vesilesiyle teşhis ettik. Deccaliyet Müslümanlara karşı hep münafıkları kullanır. Cinayet eğilimi, Türk milletinden nefret, Tayyip Hocamız’a müthiş öfke, hep münafıklarda var. Böyle insanlarla Kuran’la mücadele etmek farzdır. Küfürle, münafıklarla fikri mücadele Müslüman için nimettir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 15 Aralık 2017

Şeytan münafıkları bir şekilde mutlaka ana yapıya, o an dünyadaki deccali güç hangisiyse oraya, bağlar. Münafıkta akıl yoktur, sadece şeytanın ilhamıyla zekidir. Şeytan müthiş akılsız ama çok zeki bir varlıktır. Ahmak duygusallığı vardır. Allah’ı çok sevdiğini iddia eder ama aynı zamanda haşa Allah’a akıl verir. Tam bir psikopat karakteri vardır. Cehennemde dahi züppeliğinde kararlı oluyor, vazgeçmiyor.

Adnan Oktar Diyor Ki… 14 Aralık 2017

Münafıkları Allah’ı sevmedikleri için insanları da sevmezler ve yalnız yaşarlar. İnsanların onlardan tiksinmesi de münafıkları anlayabileceğimiz yollardan biridir. Allah münafıklara peşin ceza olarak yalnızlığı vermiştir. Kuran’da yer alan Samiri’ye dokunulmaması hükmü de, münafıkların genelde hastalıklı ve pis olmasına işaret etmektedir.

Münafık İslam’ı anlatmak konusunda en etkili olan Müslümanları hedef alır ve onların dağılmasını ister. Ana konuları Müslümanların faaliyetlerinin durmasını sağlamaktır. Kendisinin aşağılık, karaktersiz ve dinsiz olduğunu bildiği için Müslümanları dağıtarak ve kendileri gibi yapmaktır. Böylece kendi ahlaksızlığını örtbas edeceğini zanneder.

Onlar, KENDİLERİNİN İNKARA SAPMALARI GİBİ SİZİN DE İNKARA SAPMANIZI İSTEDİLER. BÖYLELİKLE BİR OLACAKTINIZ. Öyleyse Allah yolunda hicret edinceye kadar onlardan veliler (dostlar) edinmeyin. Şayet yine yüz çevirirlerse, artık onları tutun ve her nerede ele geçirirseniz öldürün. Onlardan ne bir veli (dost) edinin, ne de bir yardımcı. (Nisa Suresi, 89)

Bazı Müslümanlar küfürle de münafıklarla da ilmi mücadele etmek istemiyor. Münafıklarla mücadele konusundan sıkıntı duyuyorlar. Böyle şahıslar çoğunlukla namazdan da uzak duruyorlar ve hiçbir şekilde çileye, ilmi mücadeleye talip olmuyorlar. Bu, kalbinde hastalık olmasının bir alametidir.

Adnan Oktar Diyor Ki… 13 Aralık 2017

Münafık iğrenç bir mahluktur. Allah münafıklarla ilmen mücadele edin dediği için ibadet olarak münafıklarla muhatap oluyoruz. Israrla münafıklarla ilgili konuyu gündemde tutmak tüm İslam aleminin geleceği için hayatidir.

Allah insanların tam olmayacak dedikleri vakitte kurtuluşu yaratır. Musa ve yanındakiler denizin kenarına geliyor, yakalandıklarını düşündükleri anda Allah onları kurtarıyor. Bu, imtihanın bir parçasıdır. Mehdi de insanların artık çok uzadı, artık Mehdi çıkmayacak dedikleri dönemde çıkacaktır. Özellikle münafıklar bakın mehdiyet yokmuş, olsaydı çıkardı diye ümitsizlik yayacaklar ama mutlaka Mehdiyet hak olarak ortaya çıkacak.

Halk tam zuhurdan ümidini kestiği anda Mehdi zuhur edecektir! Onun zamanında yaşayıp ona yardım edenlere ne mutlu! MEHDİ’YE DÜŞMANLIK BESLEYİP, MEHDİ’YE VE ONUN EMRİNE KARŞI ÇIKANLARA VE MEHDİ’NİN DÜŞMANLARINDAN OLANLARA EYVAHLAR OLSUN! (Şeyh Muhammed b. İbrahim-i Numani, Gaybet-i Numani s. 301)

Müslümanların dünyayı akılcı değerlendirmeleri gerekir. Sadece küfür, münafıklar, Müslümanlar var diye düşünmek doğru değil. Kalbinde hastalık olanlar da var. Kalbinde hastalık olan kendi keyfi ve çıkarıyla bağlantılı olarak İslam’a yaklaşır. Böyle birine güvenmek çok büyük hata olur. Bu karakterdeki kişiler için İslam’ın, Müslümanların menfaati değil kendi menfaati esastır.

Bazı Müslüman görünümlü insanlar o kadar kendi rahatına düşkün oluyor ki münafıkla ilgili ayetleri duymaya dahi tahammül edemiyor. İslam’a, Kuran’a söz edildiğinde umurunda olmuyor. Kendisine söz edilse hemen reaksiyon gösterir. Bu çok çirkin bir ahlaktır.

Münafık Peygamberin yanından ayrılırken haşa Peygamberin fitnesinden uzaklaştığını söyler. Peygamberin yanından ayrılırken cehennemin dibine gidiyor ama şuurunda olmuyor.

Onlardan bir kısmı:  Haberin olsun, onlar fitnenin (ta) içine düşmüşlerdir. Hiç şüphesiz cehennem, o inkar edenleri mutlaka çepeçevre kuşatıcıdır. (Tevbe Suresi, 49)

Münafıkların dahil olmadığı suç türü, yapmadığı haysiyetsizlik yoktur. Hırsızlıkla geçinir, dolandırıcılık yapar, ama Müslümanları ıslah etmek iddiasıyla ortaya çıkar. Kendisi haysiyetsizlik içinde yüzerken Müslümanları düzeltmek istediğini öne sürer.

Kendilerine: “Yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiğinde: “Biz sadece ıslah edicileriz” derler. Bilin ki; gerçekten, asıl fesatçılar bunlardır, ama şuurunda değildirler. (Bakara Suresi 11-12)

Münafık Müslümanlara zarar vermek, Darwinizm’i, amaçsızlığı ve her türlü rezilliği savunmak, müminlerin dağılmasını sağlamak ve dine karşıt olan deccaliyetle işbirliği yapmak için Müslümanların yanından ayrılır. Bunu yaparken de iyilik istiyoruz diye yemin ederler. Peygamberin yanından ayrılıp her türlü hayasızlığı yapar ama biz İslam’a hizmet etmek istiyoruz diye yemin ederler.

Zarar vermek, inkarı (pekiştirmek), mü’minlerin arasını ayırmak ve daha önce Allah’a ve elçisine karşı savaşanı gözlemek için mescid edinenler ve: “Biz iyilikten başka bir şey istemedik” diye yemin edenler (var ya,) Allah onların şüphesiz yalancı olduklarına şahidlik etmektedir. (Tevbe Suresi, 107)

Peygamberimiz döneminde, normalde işsiz güçsüz sokakta dolaşan boş insanlar olan münafıklar Peygamberimiz’in yanında zenginliği, bereketi gördükten sonra azıp şımardılar. Bu şımarıklıkları bir süre sonra Peygamberimize karşı kin duymalarına sebep oldu. Ganimetlerden kendilerine verilmediğinde sivri dilleriyle haşa Peygamberi eleştiriyorlardı. Kendilerine harcama yapılmasını, İslam’a kalbi ısındırılacaklara harcama yapılmasını istemiyorlardı.

Oysa İNTİKAMA KALKIŞMALARININ, KENDİLERİNİ ALLAH’IN VE ELÇİSİNİN BOL İHSANINDAN ZENGİN KILMASINDAN BAŞKA (BİR NEDENİ) YOKTU. (Tevbe Suresi, 74)

Münafık çok kıskançtır. İslam’a ve Müslümanlara karşı delice bir öfke besler. Müslümanların dağılmasını İslam’ın durmasını ister. Kuran’ın emrettiği konularına anlatılmasını kesinlikle istemezler. Münafığı izleyerek şeytanın hangi konulara takıntılı olduğu anlaşılır. Münafık hangi konuda rahatsızlık duyuyorsa o rahatsızlık duyduğu konuyu misliyle yapmak gerekir.

 

 

 

 

 

“BANA İZİN VER VE BENİ FİTNEYE KATMA” DER.

Adnan Oktar Diyor Ki… 12 Aralık 2017

Münafıklar şartlı iman ederler. Ayette “Çıkılacak yol onlara uzun geldi, kısa bir yol olsaydı mücadele ederlerdi.” diye bildiriyor Allah. Uzun vaat münafığın ağırına gider. Müslüman İslam hakim olsun veya olmasın ömrünün sonuna kadar İslam’ı anlatmakla sorumludur. Münafığı ise makam mevki para pul sahibi olmak ilgilendirir. Şu kadar vakit sonra nimete kavuşacak mı ona bakar. Kavuşamıyorsa hemen iğrenç yüzünü gösterir.

Münafık özel yaratılmış bir mahluktur. Kalben pislikten hiçbir zaman pişman olmaz ve vazgeçmez. Gerekli ilmi mücadeleyle pis faaliyetleri durdurulur ama içten bir pişmanlık yaşamaz. Bu yüzden Allah, onları dışlanmış ve yalnız yaşamaya mahkum ediyor.

Münafıklar haysiyetsiz, ahlaksız, alçak olduklarına rağmen kendilerinin doğru yolda olduğunu iddia ederler. Allah Taha Suresi’nin 135. ayetinde “bekleyin ve doğru yolun sahiplerinin kimler olduğunu göreceksiniz” buyuruyor. Bu ayetin ebcedi 2023.

De ki: “Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz.” (Taha Suresi, 135)

EBCED 2023

Ey kullarım, bugün sizin için korku yoktur ve siz mahzun olmayacaksınız. (Zuhruf Suresi, 68)

EBCED 2023

Münafık kendi ahlaksızlığını örtbas edebilmek için Müslümanlara iftirada bulunur. Kendisi dağıldığı ve münafık diye tescillendiği için tüm Müslümanların dağılmasını ister. Sonunda bitap olur, yalnız kalır ve Allah onları her durumda ezer. Yalnız yaşayıp uyuz köpek gibi yalnız ölmek Allah’ın münafıklara verdiği peşin bir cezadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here